Bir dünya hikayesiyle, yaşayan kent belleğine ait “ 1. Uluslararası İzmir- Mme Marta Schwenk Amati Keman Yarışması” hamisini arıyor…

Bir marş tartışması aldı gitti başını. Koskoca koro, orkestra, besteci, söz yazarı, görüntü ve ses kaydı ve elbette maliyetiyle bu marş ufak bir prodüksiyon değildir. Beğenilir veya beğenilmez ancak ülkemizde böyle bir projeyi kabul ettirip gerçekleştirebilmek bile, kesinlikle takdir meselesidir. Tebrik ediyorum.

Oysa, 100. yılındaki cumhuriyetimize daha neler neler yakıştırırım. Hem bilim ve hem sanat alanlarında kalıcı ve evrensel alanda ses getirebilecek büyük projeleri hayal ederim ben…

Cumhuriyet tarihimizde sanata ve sanatçıya verdiği değerle öne çıkan Türkiye’nin batılı yüzü, binlerce yıldır yaşayan dünya kenti İzmir’in ve ülkemizin prestijli tanıtımına olumlu katkı sağlayacak enternasyonal bir proje düşündüm. Kentin belli başlı kıymetli mercilerine bu konuyu anlatmaya çalıştım. Ancak İzmir kent belleğinin bir dünya hikayesiyle birleşmesinin değeri ve getirisinin büyüklüğü yanında, finansman konusunun oldukça sembolik olup, amacın tüm maddi sorumluluğu büyükşehir belediyemize yüklemek olmadığını da ifade etmiş olmama rağmen, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Tunç Soyer’e ulaşamadım.

Almanya’da sanatını olgunlaştırmış konser kemancısı ve de İzmir doğumlu ‘Devlet Solist Sanatçısı’ olarak, İzmir kenti ile ilgili projelerimin, bitmez ve tükenmez olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim…

Dilerseniz sözü daha fazla uzatmadan size bu çok ilginç hikayeyi anlatmaya başlayım…

“1. Uluslararası İzmir-Madame Marta Schwenk Amati Keman Yarışması” …

Öncelikle kimdir Marta Schwenk Amati? Tanıyor musunuz onu?…

18 Temmuz 1902’de Avusturya-Macar İmparatorluğunda doğan ve 1915-1917 yılları arasında Budapeşte Liszt Müzik Akademisi’nde keman eğitimini dünyanın en büyük hocalarından biri olan Jeno Hubay’dan alan Marta Schwenk, genç yetenek olarak parlar ve konserler verir. Bir süre İtalya’da da bulunur ve konser kariyerine devam eder. Orada Amati soyismini aldığı varsayılır ancak 1930’lu yılların ortasına dek Almanya’da da konserlerini sürdürür. Goslar’da yaşayan bir müzisyen olan Werner Becher yıllar sonra günlüğünde şöyle anlatır: Marta Schwenk Amati, Temmuz 1937’de Almanya’da Goslar Ratscafe’de verdiği bir konser esnasında, SS subayları tarafından saçlarından sürüklenerek, kemanı ve menajeri ile beraber salondan dışarı atılır. Nazi sempatizanları tarafından yayımlanan listelerde de ismi geçer keman virtüözünün.

“Yahudi Müzisyenler Lexicon’u” adlı kitabın 254. sayfasında şu kayıt yer alır: “ Schwenk, Marta, ( P.s Amati Marta ‘ Veldes, 18.7.1903, KLTRN, V Nordhausen )

Marta, Almanya’da bir Türk iş adamı ile anlaşmalı evlenir ve 1938’de Istanbul’a kaçar. Bir süre sonra İzmir’e yerleşir ve cumhuriyet tarihimizin yine bir ilki olan resmi kurumlarından İzmir Devlet Konservatuvarı kurucularından birisi ve bu okulun ilk keman hocası olur. ( Bugünkü adıyla, 9 Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ) Ailesiz ve tek başınadır Marta. Hayatını müzik ve kemana adar. Türkiye’de bir çok öğrenci yetiştirerek İzmir’den ekol olur tüm ülkeye. Bir süre İzmir Körler Okulu’nda da keman dersleri veren Amati, İzmir’de Saint Joseph Fransız Lisesi’nin karşındaki cumbalı ahşap evde oturmuş ve sokakla özdeşleşmiş, komşuları ise evrensel kemanının sesini orada her zaman duyar olmuşlar.. 17 Ekim 1989 tarihinde tüm yaşanmışlıkları bu dünyada bırakıp aramızdan ayrılan Madam Marta Amati, Paşaköprü Hristiyan Mezarlığında kimsesiz rahibelerin gömüldüğü bir mezara defnedilmiştir. Ölümünden 30 yıl sonra Rita Erden’in yazdığı kısa biyografik “Mme Amati” adlı bir kitapla günyüzüne çıktı onun gerçek hikayesi…

“1. Uluslararası İzmir-Marta Schwenk Amati Keman Yarışması” düzenlenleyip başlatmak bir hayalim olur. İzmir kenti için amaçlarıyla örtüşen kentin kurumları bir araya gelebilir: İzmir Vakfı, İksev ( İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı ), İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ve Swiss Otel Efes gibi kentin kıymetli kurumları, Arkas gibi kentin önemli özel şirketleri dahil olmak üzere, her biri ilgili organizasyon çarklarının önemli parçaları olabilirler…

TC Kültür Bakanlığından yarışmanın finali için İZDSO ( İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ) ücretsiz olarak tahsisi sağlanabilir, etkinlik için 7 gün Ahmed Adnan Saygun Konser Salonu rezerve edilerek dinleyiciye ve Mezzo gibi dünya kültür medya kanallarına sunulması sağlanabilir.

Başkanlığını üstleneceğim jüride, toplam 6 kişi olmak üzere, muhteşem ve duayen müzisyenler yer alacaktır. Dünyanın en prestijli konservatuvarlarında yetişen yıldız gençlerin yarışacağı ilk üç finaliste verilecek ödüllerin dışında, ‘İzmir Kent Ödülü’ ve Türk bestecisi ‘Saygun Ödülü’ gibi yarışmayı öne çıkaran fikirler de geliştirilebilir…Böyle beynelmilel büyük bir yarışmayı üç yılda bir düzenleyerek hem kentin ve hem de çağdaş ülkemizin tanıtımına 1. Dünya faaliyetlerinin başında yer alacağına inandığım katkı sağlayacaktır.

Bu zarif hanımefendinin dünyadaki varlığı -kültürel kent belleği ve bir dünya hikayesiyle- birleştirilerek sanat hayatına, ülkeye, kente ve dünyaya kazandırılması, gurur verici ve muhteşem olur diye düşünüyorum. Siz ne dersiniz ?…

(Visited 76 times, 1 visits today)
+ Diğer Yazıları